Ana içeriğe atla

KİME NE?


 Belki satrançta şahı mat edemiyorum ama

Hayatta insanları mat edebiliyorum.

Bu günden alıntı;
Kuzenimin her zamanki gibi bize gelip çocuklarla oyalanıp en sonunda çalışma odasına gelip bana musallat olduğu bir gün bu gün. Dinlemek istemediğimi bildirmeme rağmen zorla Çukur dizisinin fragmanı ve özet bölümlerinden bahsetti bu alıştığım bir şey. Kendisi anlatacaklarını bitirdikten sonra ben de daha önce kendi zihnimde düşündüğüm " Hayvanların aklı var" fikrimi somutlaştırmak için daha önce bir arkadaşım sayesinde keşfettiğim goril Koko ve başka hayvanlar üzerindeki deneyleri izlemek kendime yeni fikir ve somut bilgiler katmak için bilgisayarı açtım. Kuzenim oradan atlayıp dur bak sana fragmanı göstereyim diye ortaya atıldı. Az öncekinden daha keskin ve kesin bir dille bunu istemediğimi isterse beraber araştırabileceğimizi söyledim ama o bunu dinler mi? Hayır deyip kenara çekildi. Kendisi de dinlemek ister diye bulduğum ilk videoyu açtım. Aradığım video değildi. Bir kedi ile yapılmış bir deneyden bahsediyordu her zamanki gibi sesli düşünüyordum. Kuzenim de ne uğraşıyorsun Einstein mı olacaksın sanki demez mi benim ipler koptu zaten daha önce yargılanmışlıklarımın verdiği dolmuşlukla Einstein'ın kısa bir hikayesini anlattım. (Tamam buraları biraz yanlış anlatmışım olay mektup  ile gerçekleşiyor taklmamama lüksünüz var) "Einstein'ın öğretmeni bir gün annesini çağırmasını istemiş annesi okula gelmiş öğretmenin oğlun zeki çalışmıyor demesini beklemiş ama öğretmeni oğlunu okuldan almalısın senin oğlun aptal demiş." Bu gün hala Einstein konuşuluyor beyni dünyanın her bir yanına gönderildi özel olan neydi diye? Ama o sadece aptal bir çocuktu. Kuzenim verdiğim cevabın şokundayken zaten hayvanların beyni yok dedi yani benim savunduğum şeyin tersinin bir de saçmalığı. Cevabım hayvanların beyni var yoksa sinir işletim sistemi nasıl çalışırdı oldu. Zaten araştırdığım şey hayvanların bir akla sahip olduğu diye de ekledim. Kuzenim o zaman kanıtla dedi. Ben de zaten kanıtlamak düşüncelerimi belgelemek ve deneylerle yıkılmaz kılmak için araştırıyorum dedim. Vereceği cevabı yoktu. Ayrıca insanları yargılayacak önlerine taş koymamak gerektiğini de anlattım. Ya bir yürü git işine oldu cevabı. Ben durmadım ve sen beynimi saçma dizilerle doldurmaya çalışırken burada sana genel kültür bilgisi kazandırıp üstüne insanlık dersi verdim dedim. Sanırım biraz sert oynadım. Satranç yeni başladığım bir oyun ve zorluyor ama hayat ve insanlar varlığında yeni değiller bildiğim sularda bana karşı tehlikeli oyunlar oynuyorlar. Belki satranç tahtasında kötüyüm ama hayatta yavaş yavaş şaha yaklaşıyorum.

Evet evet bundan kime ne?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bu hayat senin dostum

   Nefes al  Kır tüm zincirleri Serbest bırak zihnini Aksın kağıda için n efes al ama derin                                                                          Şimdi de gülümse içindeki küçüğe Nasıl olduğunu sor ona İyiyim mi dedi sana Yalan söylüyor iyi olsa Sormazsın kendini kendi kendisine Nefes al şimdi de bırak Nasılsın Şimdi de ben o yabancı sana soruyorum. Ve gülümsüyorum Sen de gülümse kendine ve dön yüzünü geleceğe

Hislerim dillendi

  Kendini çok zorluyorsun. Kendini asla olduğun gibi kabul etmiyorsun. Aciz ve çaresiz diyorsun. Hatta sevgi yoksunu. Her şeyin farkındasın. Adım da atmıyorsun geleceğe. O gelsin o koşsun istiyorsun. Gelmese de olur aslında ama birileri olsun. Cüret edemiyorsun konuşmaya. Soğuk diyorlar sana. Söyleyecek söz bulamıyorsun aslında. Soruyorsun kendine amacım ne Cevap yok Soruyorsun kendine hayalim ne Cevap yok Kızıyorsun sonra hayata Kırılıyorsun sonra Allah'a Mutluluk hakkında yazıyorsun Var diyorsun ama mutsuzsun Hayat bu diyorsun ama içinde yoksun. Yaşadığını hissetmek istiyorsun aslında Bir kıvılcım arıyorsun kendinde Ama yok